Anne Sütü Nasıl Saklanır?

Gönderen yesilsaglik 0 yorum
Anne sütü bakteri üremesine dirençli ve oda ısısında 10 saate kadar özelliklerinden kaybetmeden saklanabilir. Buradaki önemli nokta anne sütünün saklanacağı kabın hijyen kurallarına uygun olması.
Anneler sütünü elle sağabileceği gibi süt sağma makineleriyle de sağabilirler. Ne şekilde yapılırsa yapılsın, süt sağılmadan önce eller iyice yıkanmalıdır. Sağılan süt temiz bir plastik ya da cam saklama kabında saklanabilir.
Ayrıca, sağılan sütler derin dondurucuda saklanma üzere süt saklama poşetlerinde de bekletilebilir.

Anne sütünün saklama süreleri:
• Anne sütü dondurmadan 72 saat ve dondurulmuş sütü erittikten sonra 24 saat buzdolabında (+ 1 ile +4 °C arasında) saklanabilir.
• Süt, tek kapılı buzdolabının buzluğunda (-7 ile -2°C arasında) 3 haftaya kadar, iki kapılı buzdolaplarının buzluğunda 3 ay saklanabilir.
• Sütünüzü derin dondurucuda (-18 °C nin altında) 6 aya kadar saklanabilir.
• Kolostrum olarak adlandırılan doğumdan sonraki ilk 7 gün üretilen anne sütü sağıldıktan sonra içerdiği antikorlar sayesinde oda sıcaklığında 12 saat, daha sonra ki anne sütü ise 6 saat besin değerini kaybetmeden saklanabilir.
Anne sütü bebeğe verilmeden önce ısıtılmamalı. Isı anne sütünün anti-mikrobik özelliğini yitirmesine sebep oluyor. Bunun yerine anne sütü, ılık akan suyun altına tutularak ısıtılabilir. Donmuş anne sütü ise ya buzdolabında yavaş yavaş eritilebilir. Ya da donmuş süt benmari usulü yani sıcak suyun içine oturtulmuş bir kabın içinde hızlıca hazırlanabilir.

Devamı...
Malzemeler:
1- 2 adet havuç
2- 1 avuç karanfil
3- 1 kahve fincanı Kakao yağı
4- 1 litre susam yağı

Hazırlanışı:
Rendelenmiş havuçları bir kavanoza koyup, üzerine kakao yağı, karanfil yağı ve susam yağı ilave edin. 2 hafta boyunca zaman zaman çalkalayarak güneşte bekletin. Sonra da süzerek elde ettiğiniz sıvıyı kullanın. Bu formüle 150 gr pudra eklerseniz en az 20 faktörlü bir krem elde etmiş olursunuz.
Devamı...
Prof Dr. Osman Müftüoğlu hürriyette son dönemde oldukça popüle olan Gİ diyetini anlatıyor. Sağlık açısından son derece faydalı olan Gİ diyeti sağlıklı kilo vemenizi ve verdiğiniz kiloları daha sonra geri almamanıza yardımcı oluyor. Uzmanlar ve doktorlar tarafından da Gİ diyeti tavsiye ediliyor.
İşte son dönemin popüler diyeti Gİ Diyeti hakkında bilmek istediğiniz herşey;

Sorununuz 2-3 kiloluk bir fazlalıksa çözüm kolay ama eğer 5-10 kiloluk bir fazlalıktan kurtulma arzusundaysanız ciddi bir karar vermeniz lazım. Yola çıkarken aman dikkatli olun. Çünkü yanlış diyetler yağ yerine kas yakmak, kilo vermek yerine sağlığı kaybetmek anlamına gelebiliyor.
Acil çözümlerden, haptı, ilaçtı, iğneydi, aletti gibi faydasız önerilerden uzak durun. Bu işi çözmenin tek ama tek yolu var: Sorunun nedenini bulup onu ortadan kaldırmak, doğru bir beslenme ve egzersiz planını ısrarla uygulamak. Bu yazı dizisi esas olarak bu nedenle hazırlandı. Umarım faydalanırsınız.

Gİ DİYETİ NEDEN ÖNERİLİYOR?
“Gı diyeti”, son yıllarda popülaritesi hızla artan bir diyet planı. Sadece sıradan bir “diyet planı” da değil, doğru, bilimsel ve faydalı bir beslenme tarzı. Doktorların ve beslenme uzmanlarının da onayladığı mükemmel bir beslenme yaklaşımı.
Kısaca “Gı diyeti” olarak tanımlanan bu yaklaşım yalnız kilo vermeyi değil, kilo almayı da önlüyor. Ayrıca diyabet ihtimalini azaltmadan kalp damar hastalıklarını engellemeye, belleği korumadan bazı kanserlerin sıklığını azaltmaya kadar pek çok alanda faydalı.
Özellikle “reaktif hipogliseminiz” veya “gizli şeker” riskiniz varsa, “göbek-karın bölgesinden kilo alma eğilimindeyseniz”, genetik mirasınızda hipertansiyon, kalp damar hastalığı, felç riski varsa beslenme tarzınızı değiştirmenizde, vakit geçirmeden sizin de “düşük glisemik yükü olan yiyeceklerle beslenme” yöntemini esas alan Gı diyeti ile beslenmenizde fayda var.

Glisemik indeks (Gİ) ne anlama geliyor?
“Gİ”, “Glisemik ındeks” kavramının kısaltılmış halidir. Bir besinin glisemik indeksi, onun “kan şekerini yükseltme özelliği”ni ifade eder.
Glisemik indeks 0 ile 100 arasında değişir. Bir yiyeceğin Gı değeri 100’e ne kadar yaklaşırsa, o besin o oranda sorunlu demektir. Çünkü glisemik indeksi düşük besinler insülin cevabını azaltırken, yüksek Gİ’li besinler kan şekerini çok fazla ve hızlı yükseltip şiddetli “insülin-şeker dalgalanmaları”na sebep olur.
Bu dalgalanmalar kan şekerinin ayarlanmasını, kan yağlarının dengelenmesini güçleştirir. Trigliseridi yükseltir. HDL kolesterolü azaltır. Hipoglisemi ataklarını sıklaştırır. Yeme kontrolünü güçleştirir. Kilo almayı, özellikle göbek, bel bölgesinde yağ depolamayı kolaylaştırır. Karaciğeri yağlandırır. Damarlarınızı hızlı yaşlandırır. Sizi önce diyabet adayı (prediyabet), sonra da şeker hastası (diyabet) yapar!
Glisemik indeksi düşük besinlerse kan şekerini daha yavaş ve daha az yükselttiğinden gereksiz insülin banyolarını engeller ve yukarıdaki sorunların çoğunu önler.

Gİ hangi besinler için söz konusu?
Besinleri glisemik indekslerine göre değerlendirmek, karbonhidrat grubu yiyecekler için söz konusudur. Protein ve yağlar için böyle bir değerlendirme yoktur.
Bununla birlikte karbonhidratlarla birlikte yenen protein ve yağların yapısı, o karbonhidratın Gı değerini etkiliyor, kan şekerini ne yönde etkileyeceğine katkıda bulunabiliyor.
Örneğin glisemik indeksi yüksek bir besin (patates) yağda kızartıldığında Gİ’si artıyor, tehlike büyüyor...

Uygulaması hem kolay hem zor
Düşük glisemik indeksli bir beslenme planı oluşturmak hem kolay, hem zor. Öncelikle yerleşik bazı “kötü alışkanlıklardan” vazgeçmeniz gerekiyor.
Biz (millet olarak) şekerli, unlu ve nişastalı yiyecekleri çok seviyoruz. Börek, baklava, açma, poğaça, kadayıf, unlu-sütlü tatlılarla aramız çok iyi! Pirinç pilavına, kızarmış patatese bayılıyoruz. Bilhassa rafine edilmiş şekerler (bakkal şekeri, mısır fruktozu) ve bu şekerlerle yüklü gıdalar (paketlenmiş atıştırmalık yiyecekler, meşrubatlar) glisemik indeksi çok yüksek besinler ve son yıllarda bu “kötü besinler”den de hoşlanmaya başladık.
Oysa çok sevdiğimiz, görünce dayanamayıp hiç olmazsa şöyle ucundan bir parça yediğimiz baklava, kurabiye, açma, poğaça, börek, çörek, reçel ve patates gibi besinlerin pek çoğu birer glisemik indeks şampiyonudur.
Bu listeye irmikli ve unlu tatlıları, cezeryeyi, meyve kompostoları ve özellikle meyve suyu konsantrelerini de eklemeniz gerekir.
Sofralarımızdan eksik olmayan beyaz pirinç, beyaz ekmek, undan üretilmiş makarna da glisemik indeksi yüksek besinlerdir. Bunların hepsinden vazgeçmek yerine kademeli bir geçiş yapmanız daha kolay olabilir.

Muz mu, kivi mi?
Bazı besinlerin “doğuştan” yüksek Gİ değeri var. Bazılarını da biz sonradan yüksek Gı’li hale getiriyoruz.
Bir besin ne kadar çok fiziksel ya da kimyasal işlemden geçirilir, ne kadar çok ezilir, parçalanır, inceltilirse, ne kadar çok kavrulur, kızartılır, pişirilirse glisemik indeksi o oranda yükseliyor. Bir gıdanın, bir besinin fabrikada işlenip pakete girmesi şu veya bu şekilde Gİ değerinin yükselmesi anlamına geliyor. Fındığın Gİ değeri makul rakamlardadır ama çikolataya girip “fındıklı çikolata” olunca iş karışıyor!
Ne yazık ki glisemik indeksi yüksek bir gıda aynı kaloride olsa bile glisemik indeksi düşük bir diğer gıdaya oranla daha yüksek kilo yapma kapasitesine sahip.
Mesela glisemik indeksi 50’nin altında olan meyvelerden kivinin, 50’nin üstünde olan muza göre kilo yapma olasılığı daha azdır. Aynı kaloride muz ve kivi yediğinizde muz ile kilo alma ihtimaliniz daha fazla. İncir, karpuz, üzüm de muz gibi etkiliyor.

Gİ diyeti özellikle kimler için önemli?
* Reaktif hipoglisemisi olanlar
* Kişisel sağlık geçmişinde polikistik over sendromu bulunanlar
* Aile hikâyesinde çok sayıda erişkin tipi diyabet bulunanlar
* Karın-göbek-gıdık bölgelerinde yağ depolayanlar
* Gebelik diyabeti hikâyesi olanlar
* ıri bebek doğuranlar
* HDL kolesterolü düşük olanlar
* Trigliseridi yüksek saptananlar
* Açlık şekeri 100, tokluk şekeri 140 mg/dl’nin üzerinde bulunanlar

Şu belirtiler varsa düşük Gİ’li beslenin
* Tatlıya aşırı istek duyuyorsanız, tatlı krizleri (dondurma, çikolata...) yaşıyorsanız
* Unlu karbonhidratlardan (kek, börek, çörek, simit, pasta, açma, poğaça, pizza, makarna) fazlaca hoşlanıyorsanız
* Tatlı ve karbonhidrat yedikten sonra günün geri kalan kısmında iştahınızı kontrol etmekte zorlanıyorsanız ve/veya 1-2 saat sonra yorgun düşüyor uyukluyorsanız ve/veya özellikle bedeninizin üst kısmında terleme atakları yaşıyorsanız ve/veya anlama, öğrenme, konsantre olmada zorlanıyorsanız
* Bel çevreniz kadınsanız 84, erkekseniz 94 cm’den genişse ve/veya bel-kalça oranınız erkekseniz 0,9’dan, kadınsanız 0,8’den fazlaysa
* Tatlı yedikten sonra kalp çarpıntılarından yakınıyorsanız
* Geceleri terlemelerle uyanıyorsanız
* Vücudunuz su toplamaya eğilimliyse, çok sık su içme ihtiyacı duyuyorsanız
* Aç kaldığınızda panik atak benzeri nöbetler yaşıyorsanız, düşük glisemik indeksli beslenmenizde fayda olabilir.

70 KG ÜSTÜNDE AĞIRLIĞI OLANLAR İÇİN

1. GÜN
KAHVALTI
* 60 g (2 ince dilim) yağsız beyaz peynir
* 3-4 zeytin
* 50 g (2 ince dilim) kepekli ekmek
* Domates, salatalık (yağsız)

ARA ÖĞÜN
* 100 g (1 küçük boy) elma
* 5-6 adet fındık

ÖĞLE YEMEĞİ
* Salata (yağsız, sirke ve limon serbest)
* 6 çorba kaşığı etsiz sebze yemeği
* 200 g (1 su bardağı) yağsız yoğurt
* 4 çorba kaşığı makarna
* 25 g (1 ince dilim) esmer ekmek

ARA ÖĞÜN
* 200 g (2 küçük boy) portakal
* 2 adet kepekli grissini

AKŞAM YEMEĞİ
* Salata (yağsız)
* 1 kepçe çorba
* 120 g (4 köfte kadar) kırmızı et
* 4 çorba kaşığı etsiz sebze yemeği
* 25 g (1 ince dilim) esmer ekmek

ARA ÖĞÜN
* 100 g (1 küçük boy) elma
* 200 g (1 su bardağı) yağsız süt

70 KG’DAN DAHA AZ AĞIRLIĞI OLANLAR İÇİN

1. GÜN
KAHVALTI
* 60 g (2 ince dilim) yağsız beyaz peynir
* 3-4 zeytin
* 50 g (2 ince dilim) kepekli ekmek
* Domates, salatalık (yağsız)

ARA ÖĞÜN
* 100 g (1 küçük boy) elma
* 2 adet kepekli grissini

ÖĞLE YEMEĞİ
* Salata (yağsız, sirke ve limon serbest)
* 4 çorba kaşığı etsiz sebze yemeği
* 200 g (1 su bardağı) yağsız yoğurt
* 25 g (1 ince dilim) esmer ekmek
* 2 çorba kaşığı bulgur pilavı

ARA ÖĞÜN
* 100 g (1 küçük boy) portakal
* 2 adet kepekli grissini

AKŞAM YEMEĞİ
* Salata (yağsız)
* 1 kepçe çorba
* 90 g (3 köfte kadar) kırmızı et
* 4 çorba kaşığı etsiz sebze yemeği
* 25 g (1 ince dilim) esmer ekmek

ARA ÖĞÜN
* 100 g (1 küçük boy) elma
* 200 g (1 su bardağı) yağsız süt

Hurriyet

Devamı...
Cildinizde bakteri oluşumunu önlemek, sağlık ve güzelliğini korumak için düzenli temizleme yapmak cilt bakımının altın kuralıdır.

Sabah ve akşam cilt tipinize uygun ürünlerle temizlik yapmak; cilt gözeneklerinin temizlenmesi, gün boyunca cildinizde biriken toz, ter, makyaj kalıntıları gibi cilde zarar veren maddelerden arındırılmasını sağlar.

Sabun Kullanmak
Sabun; cilde esneklik ve parlaklık kazandıran yağı tamamen emerek kurutur. Cildin PH dengesini düzenleştiren sabun yağlı ciltler tarafından tercih edilmelidir. Özellikle kuru ve normal ciltlerde sabun kullanımından kaçınılması gerekir.

Hassas Cilt
Hassas ciltlerin temizliğinde alkol içerikleri yüz tonikleri kullanmak cildi tahriş edebilmektedir. Özellikle hassas ciltler için üretilmiş alkolsüz tonikler ya da termal su spreyleri cildin PH dengesini bozmadan nemlendirir, kaşıntı ve kızarıklığın giderilmesine yardımcı olur.

Kozmetik Ürünler
Gıda ve ilaçlarda olduğu gibi kozmetik ürünlerin de son kullanma tarihi vardır. Krem, ruj, fondöten gibi kozmetik ürünlerinizin son kullanma tarihini kontrol ederek kullanmalısınız. Son kullanım tarihi geçmiş kozmetik ürünler cildinizin tahriş olmasına, sivilce gibi cilt sorunlarının yaşanmasına zemin hazırlar.

Cilt Maskeleri
Cilt bakım maskeleri anında etki gösteren hızlı güzellik kaynaklarıdır. Cilt tipinize uygun bakım maskesi uyguladığınızda cildinizin parladığını, gerildiğini ve pürüzsüzleştiğini ilk kullanımdan itibaren görebilirsiniz. Papatya, melisa özlü maskeler cildinizin rahatlamasını, kızarıklık ve tahrişin iyileşmesini sağlar.

Ölü Hücreler
Cilt yüzeyinde birikmiş ölü hücreler; cildin cansız ve mat görünmesine neden olur. 15 günde bir kez uygulayabileceğiniz peeling sayesinde cildiniz derinlemesine temizlenirken, ölü hücreler arındırılır. Nane özlü peelingler cildin rahatlamasına yardımcı olur.

MSN Kadın

Devamı...
Dr. İbrahim Saraçoğlu Böbrek Taşları için avakado yaprağı ve pırasayı öneriyor. İbrahim saraçoğlu böbrek taşına karşı haftada 3 kez zeytinyağlı ve pirinçsiz pişirilmiş pırasa yemeği tüketilmesini öneriyor. Bu yemek aynı zamanda kabızlık içinde çok faydalı.
Böbrek taşı için bir diğer faydalı besin ise Avakado yaprağı. 1 çay bardağı sıcak suya 1 tatlı kaşığı avakado yaprağı ekleyin ve demlenmesini bekleyin. Günde 1 bardak tüketin.
Devamı...
Cilt temizliği güzel bir cilde sahip olmanın ilk şartıdır. Bu yüzden makyaj yapın veya yapmayın cilt temizliği yapmanız gerekir. Çünkü gözenekleri açılmış bir cilt bakım ürünlerinin aktif maddelerinden daha iyi yararlanır. Buda temiz bir cilt ile mümkün olur.

Cildinizin türüne göre sabah ve akşam temizliği yapılmalıdır. Cilt türlerini karma/yağlı ciltler, normal/karma ciltler; normal/kuru ciltler, kuru/hassas ciltler şeklinde gruplandırabiliriz.

Genel olarak; cilt akşamları süt ve tonikle; sabahları ise, suyu seviyorsanız suyla kullanılan bir temizlik ürünü, tonik ve nemlendirici ile yapılmalıdır. Suyu tercih etmiyorsanız, özellikle kuru ciltler için süt veya krem, yumuşak bir tonik ve nemlendirici üçlüsü idealdir.

Yaz aylarında yüzünüzü yıkayarak cilt temizliği yapılmasında hiçbir sakınca yoktur, hatta faydasını görürsünüz. Ancak kış aylarında ille de su istiyorsanız, yüzünüzü mutlaka yumuşak bir ürünle yıkayıp, gündüz kremi sürerek dışardaki soğuk ile içerdeki kuru sıcak havaya karşı korumalısınız.

Cilt yapısına aykırı düşen bir tercihiniz varsa, uzmanınıza danışın. Belki cildinizi sağlığı için cildinizi alışık olmadığı yeni ve onun için daha sağlıklı olacak bir temizliğe alıştırmanız gerekecektir.

Neden tonik: Gözenekleri sıkıştırmak, nemlendirmek, canlandırmak, kullanılan ürününün artıklarını temizlemek, serinletmek ve ışıltı katmak için gereklidir.

Devamı...

Tonik Nedir? Ne İşe Yarar?

Gönderen yesilsaglik 0 yorum
Makyaj temizlemenin vazgeçilmezi Tonik hakkında neler biliyorsunuz. Tonik makyaj temizlemenin olmazsa olmazıdır ve günü mutlaka tonikle bitirmeniz gerekir.

Cildin günlük bakımında, temizlikten sonraki en önemli ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır.

Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkolle hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gülsuyu veya daha farklı maddeler de kullanılır. Sade gülsuyu ve madensuyu da iyi toniklerdir.

Tonik temizliği bitirir
Yüz temizleyiciler, ciltteki yağı ve kiri, makyajı çözdükten sonra gene de cildimiz tamamen arınmış olmaz. Bazı kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler tonikle silerken temizlenir. Yüzünüzü iyice temizlediğinizi sandığınızda bile, tonikle sildikten sonra pamuğa bakarsanız ne kadar kir çıktığına kendiniz de inanamazsınız! Cilt temizliğinizi bitirmek için finali mutlaka tonikle yapın.

Gözenekleri sıkıştırır
Ölü hücre artıkları, sabun artıkları, makyaj artıkları ve diğer kir artıkları ciltteki gözenekleri tıkayarak, gözeneklerin açılmasına sebep olur. Tonikler bunları temizlediği için, gözenekler tekrar eski boyutlarına dönerler. Yoksa gözeneklerin kas yapısı olmadığı için, açılıp kapanması veya sıkışması gibi bir durum normalde söz konusu değildir.

Ayrıca toniklerin içinde bulunan maddeler, cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre sıkıştırır. Ama bu yapısal bir değişiklik değildir, kısa süreli bir toparlanmadır.

Yağlı, akneli ciltler için alkollü tonikler
Genç, yağlı veya akneli ciltler üzerindeki fazla yağları temizlemek, ayrıca gözeneklerin tıkanmasını önlemek için hafif alkollü tonikler çok yararlıdır. Zaten alkollü tonikler sadece bu tip ciltlerde kullanılabilir.

Alkolsüz tonikler
Yağlı olmayan tüm cilt tiplerinde kullanılır. Normal, hassas, kuru veya olgun ciltlerde yağ fazlası zaten sorun değildir. Bu nedenle tonik sadece ölü dokuları yok etmeye yarar.

Tonik nasıl uygulanır?
- Yüzünüzü temizledikten sonra, bir makyaj pamuğunu tonikle ıslatın. Pamuğu bastırmadan, yavaşça cildinizin üzerinde gezdirin.
- Sonra yüzünüzü bolca suyla yıkayın.
- Pamuğun üzerinde hala makyaj artıkları varsa, tonikle tekrar silin.
- Cildiniz tamamen temizlendikten sonra nemlendiricinizi sürebilirsiniz.
Kaynak:İnternetHaber

Devamı...
Suna Dumankaya' dan yağlı saçlar için bakım förmülü;

Malzemeler:
1- 1 kahve fincanı elma sirkesi,
2- 1 tatlı kaşığı kekik suyu,
3- 1 çay kaşığı tuz,

Hazırlanışı:
Malzemeleri 1 bardak suda karıştırın elde ettiğiniz karışımı saç diplerinize masaj yaparak sürün. Daha sonra nemli ve sıcak bir havluya sararak yaklaşık iki saat saçınızda bekletin. Yağlı saçlar için özel bir şampuanla saçlarınızı yıkayın. Bu saç bakım maskesini haftada bir uygulayın.
Devamı...
İşte her cilde özel bitkisel ve tamamen doğal cilt bakım formülleri. Cilt tipinize uygun bakım maskesini seçin ve uygulayın.

Ciltler kendi içinde üçe ayrılır: Normal ve karma ciltler, yağlı ciltler ve kuru ciltler. Her birinin ihtiyaç duyduğu bakım ve kullanılacak ürünler farklıdır.

Normal ve Kuru Ciltlere Bakım Maskesi:

Bir elmanın kabuğunu soyun ve rendeleyin. 1 yemek dolusu krema ile rendelediğiniz elmaları karıştırın. Yüze, boyna ve dekolteye sürün. 10 dakika bekledikten sonra ılık suyla yıkayın.

Yağlı Ciltler İçin:

Salatalığı soyun. 5 dilim kesin ve mikserde püre haline getirin. 2 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 2 tatlı kaşığı susam yağını ekleyip karıştırmaya devam edin. Ardından 1 yumurtanın sarısını iyice çırpıp, karışıma ilave edin. Hepsini birbirine iyice karıştırdıktan sonra, yüze, boyna ve dekolte bölgenize sürün. 4-5 dakika bekletin. Ilık suyla yıkayın.

1 yemek kaşığı dolusu zencefili öğütün. 1 bardak zeytinyağına iyice karıştırın. Karışımı 1-2 saat kadar bekletin. Ufak bez parçalarını bu karışıma batırın, sonra yüzünüze uygulayın. 20 dakika bekletin ve ılık suyla durulayın.

Kuru Ciltler İçin:

1 bardak suyu kaynatın. 5 dakika bekletin. 1 yemek kaşığı dolusu yeşil çayı suya ekleyin. 5 dakika demlenmesini bekleyin. Daha sonra süzün ve soğutun. Bu sırada 3 yemek kaşığı badem yağı ve 1 yemek kaşığı çiçek balını karıştırın. Yeşil çayı bu karışıma yavaş yavaş ekleyin. Eklerken karıştırmaya devam edin. Maskeyi yüze, boyna ve dekolte bölgenize uygulayın. 20 dakika bekletin ve ılık suyla durulayın.

Olgun Ciltler İçin:

1 yumurta sarısı, yarım tatlı kaşığı zeytinyağı ve 1 kaşık havuç suyunu karıştırın. Yüzünüze uygulayın ve 15 dakika bekletin. Daha sonra ılık suyla durulayın.
MSN Kadın

Devamı...
Bu besinler damar sertliğinden, damar tıkanıklığına, kansızlık ve dolaşım bozukluklarına kadar birçok rahatsızlığa iyi geliyor. İşte damar sağlığı için vazgeçilmez besinler.

Armut, damarların içinde biriken tortuları eritip, idrarla dışarı atar.

Ayçiçek yağı (soğuk preslenmiş) damar kireçlenmesine çok iyi gelir. Damar sertliği, kolestrol ve tansiyona içerdiği pektin maddesi nedeniyle iyi gelir.

Çavdar lezzetli bir ürün olup vücuda enerji verir. Damar sertliği ve dolaşım bozukluğu sorunu yaşayanlar için yararlı bir üründür.

Domates, sarımsak, limon, maydanoz, armut damar sertliği ve dolaşım bozukluklarına iyi gelir.

Greyfurt‘un C vitamini yönünden zengin olmakla beraber tadı acıdır. Günde 1 tane yendiğinde atardamar tıkanmasını önleyici, tıkalı damarları açıcıdır.

Ihlamur, damar kireçlenmesi, kansızlık ve dolaşım bozukluklarına iyi gelir.

Karaturp damar sertliğine iyi gelir.

Limon damar sertliğine karşı etkilidir.

Portakal ve yeşil biber damar zayıflığına iyi gelir.

Sarımsak, soğan damar sertliğini önler.

Üzerlik otu çayı damar tıkanması gibi hallerde çok etkili olur.
7 Gün Sağlık

Devamı...
Suna Dumankaya' dan göğüs sarkmalarına karşı bitkisel formül:
Eşit miktarda kayısı yağı, buğday özü' nü limon suyu ile karıştırarak sarkma olan göğüs bölgesine haftada 1 kez ovarak yedirin.
Devamı...
Doktorum programına katılan beslenme ve diyet uzmanı Dr. Ender Saraç zayıflamak isteyenler için iştahı dengeleyici bitki çayı tarifi verdi. Bu çayla beraber 1 avuç sarı leblebi tüketmeniz kendinizi tok hissetmenize yardımcı olacak.

Malzemeler:
1- Mate
2- Ihlamur
3- Melisa

Hazırlanışı:
Yukarıdaki malzelerden 1 er tutam aynı miktarda kaynar suya atarak demlemeye bırakın. Demlediğiniz çayı için.
Devamı...
Bu bitkiler göz sağlığınız için çok faydalı. İşte gözünüze gözü gibi bakan bitkiler.

Ceviz: Yapraklarının kaynatılması ile elde edilen sıvının içine batırılan temiz bir bez parçası göz üzerine konursa, göz iltihaplanmalarını önler.

Deve tabanı: Suda kaynatılarak pansuman yapılırsa deri ve göz kapağı iltihaplarını önler.

Frenk maydonuzu: göz hastalıklarına faydalıdır.

Gül: Yapraklarından yapılan çayla göz nezlesi ve kanlanmasında bu çayla göz banyosu yapmak çok etkili olur.

Havuç: Havuç için bişey söylemeye gerek yok gözler için nekadar faydalı olduğunu hepimiz biliyoruz. Havuç ayrıca cilt sağlığı içinde çok faydalı bir birki.

Kavun: Göz nezlesine iyi gelir.

Kaya koruğunun (taze) yapraklarının ezilmesi ile elde edilen sıvı göz ağrılarını dindirir.

Maydanoz: Suyu ile göz banyosu yapıldığında gözkapağı iltihaplarını iyileştirici özelliği vardır.

Mine çiçeği suyu ile yıkanan gözlerde iltihap yok olur.

Mürver ağacı kabuklarından yapılan çay, böbrek göz iltihaplarına iyi gelir.

Peygamber çiçeği göz hastalıklarına iyi gelir.

Rezene (raziyane) tozu karıştırılan suyla gözler yıkandığında kuvvetlendirir.

Üzerlik otu gözleri kuvvetlendirir.

Devamı...
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, gıda etiketlerinin üzerinde yer alacak bilgilerin kapsamını genişletiyor.

Konuyla ilgili tebliğde yapılması planlanan değişiklikle etiketler üzerinde, porsiyon büyüklüğü ve porsiyonun besin ihtiyacını karşılama oranı gösterilecek. İlgili kesimlerin görüşüne açılan tebliğ taslağıyla "besin ögesi", "beslenme beyanı", "beslenme referans değeri", "çoklu doymamış yağ asitleri", "lif", "sağlık beyanı", "prebiyotik" ve "probiyotik bakteri" tanımları değiştiriliyor. Tebliğden başlıklar şöyle...

Lifin kapsamı genişletildi
- Protein, karbonhidrat, yağ, lif, sodyum, mikro besin ögesi olan vitamin ve mineraller, “besin ögesi” olarak etikette gösterilebilecek.
- Gıdalarda yer alabilecek “lif”in kapsamı genişletildi. “Yenilebilir sentetik karbonhidrat polimerleri” lif kapsamına alındı.
- Taslağa göre, gıdaların etiketinde, anne sütüne eşdeğer olduğunu bildiren veya ürünü anne sütü ile kıyaslayan beyanlar yer almayacak.
- Taslağa göre, gıdaların etiketinde, sadece tebliğde yer alan beslenme beyanları, yine tebliğde verilen koşullara uygun olmak kaydı ile yer alabilecek. Ancak belirlenen koşullar takviye edici gıdalar için geçerli olmayacak.
- Bileşimindeki alkol miktarı hacmen yüzde 1.2’yi geçen içeceklerde, yalnızca alkol veya enerji miktarlarının azaltılmasına ilişkin beyan yapılabilecek.
- Bir gıda, beslenme beyanı yapabilme koşullarını doğal bileşiminde bulunan bir besin ögesi veya diğer öge ile karşılıyorsa, “doğal olarak/doğal” ifadesi eklenebilecek.
- Beslenme beyanında enerji, besin ögeleri, diğer ögeler için kullanılabilecek ifadeler belirlendi. “Yağsız” beyanı yapılan gıdaların etiketinde gıdanın yağ miktarında ne kadar azalma olduğunu ifade eden “Yüzde 8 yağsız” gibi beyanlar yer alamayacak.

50 gram ekmek tam bir porsiyon
Sağlık beyanı yapılan gıdanın porsiyonunun büyüklüğü ve beyana esas olan bileşenin bir porsiyondaki miktarı etiket üzerinde belirtilecek. Bazı ürünlerde bir porsiyon büyüklüklüğü şöyle:
- 30 gram bisküvi
- 50 gram ekmek
- Kurabiyenin 25 gramı
- Pirinç, bulgur, makarna ve eriştenin 60 gramı
- Alkolsüz içeceklerin 250 mililitresi
- Çay, kahve, salepte 200 mililitre
- 200 mililitre yoğurt
- 60 gram beyaz peynir
- 100 mililitre dondurma
- Yumurtanın tanesi
- Köfte, döner/90 gram


Alkolün ne kadar azaltıldığı yazılacak
Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası Başkanı Necdet Buzbaş tebliğ taslağını yorumladı:

Neden bu değişikliğe gidiliyor?
Tüketicinin bilinçlenmesine yönelik bir etiketleme çalışması yapılmak isteniyor.

Tebliğde yer alan ‘yenilebilir sentetik karbonhidrat polimerleri’ ne anlama geliyor, gıdalarda kullanılması sağlıklı mı?
Selülozun sentetik türevleri olan bu madde, daha çok ilaç sektöründe kullanılır. Bu ürünler, doğal yollardan karşılanması zor olan doğal lif ihtiyacının daha kolay karşılanmasını sağlar.

Takviye edici gıdalar, neden etiketinde beslenme beyanı bulunma zorunlulluğu bulunan gıdalar kapsamı dışında tutulmuş?
Takviye edici gıdaların etiket kurallarını Sağlık Bakanlığı belirliyor.

Bileşimindeki alkol miktarı hacmen yüzde 1.2’yi geçen içeceklerde, yalnızca alkol veya enerji miktarlarının azaltılmasına ilişkin beyan yapılabilecek olması ne demek?
Bu kapsamdaki içecekler, alkol ilave edilmiş içecekler. Taslak, ilave alkolle üretilen içeceklerde alkol oranının ne kadar azaltıldığının bildirilmesini zorunlu kılıyor. ‘Alkolü azaltılmıştır’ ifadesi yerine ‘alkolü yüzde 50 azaltılmıştır’ yazılsın isteniyor.

Gıdanın yağ miktarında ne kadar azalma olduğunu ifade eden ‘yüzde 8 yağsız’ gibi beyanlar neden kaldırılıyor?
Piyasada yağ değeri örneğin yüzde 50 düşürülen ürünler, “light” ürünler. Oysa gıda kodeksine göre, bir ürünün yağsız olarak kabul edilmesi için yağ oranını yüzde 1-2 gibi bir yüzdenin altına düşürülmesi şart. Bakanlık bu madde ile gıdaların yağ sınıflamasını yağlı ve yağsız olarak iki kategoride sınırlamış. Keyfi uygulamalarla piyasadaki ürün kalitesinin bozulması engellenmek isteniyor.

Gıdaların porsiyon büyüklüğünün etikete yazılması tüketiciye ne kazandıracak?
Tüketicinin gıdaları bu porsiyon değerlerine göre tüketme alışkanlığını kazanması isteniyor. Bu uygulama özellikle Avrupa Birliği bölgesinde kullanılıyor.
Milliyet

Devamı...
Yurdumuzda doğal olarak yetişen mürver' in 20 kadar çeşidi bulunur.Hanımeligiller familyasındandır ve türlerinin çoğu kış aylarında çiçekleri döken çalı veya ağaçcık halinde odunsu, ender olarak da otsu karakterde olan bir bitki cinsidir. Sürgünlerinin geniş bir özü bulunur. Tomurcukları çok sayıda pullarla örtülmüştür. Çiçekleri beyaz, meyveleri ise kabuksuz tane şeklindedir. Yaprakları uçucu yağ, şekerler ve bazı organik asitler taşımaktadır. Meyvelerinde acı madde, tanen, şekerler, valerian asidi ve bol miktarda renk maddesi vardır. Yapraklar ve meyveler müshil olarak kullanılır. Köklerinde müshil tesiri vardır. Çiçekleri terletici ve hafif yatıştırıcıdır. Kullanılan kısımları; yaz aylarında toplanıp, kurutulmaktadır.
Kabızlık giderici, ateş düşürücüdür. Vücuda rahatlık verir. İdrarı çoğaltır. Anne sütünü artırır. Nezlede fayda sağlar. Güneş yanıklarında da faydalıdır.
Devamı...
Kökleri ipliksi ve zehirli bir bitkidir. Yaprakları üç parçalı ve küçüktür. Nadiren hekimlikte kullanılır. Basur memelerinim şikayetlerini giderir.
Devamı...

Güzellik İçin Deniz Tuzu

Gönderen yesilsaglik 0 yorum
Tuzların sayısız yararları ve güzelliğe nasıl katkı sağladığını pek insan bilmiyor. Çok yoğun günlük hayatta, evde zaman ayırıp deniz tuzu kullanarak, maske ve vücut karışımları yapmak biraz zor gibi görünüyor. Ama biraz güzel görünmeye vakit ayırın. Bunun için ölü deniz tuzu ya da kaya tuzu kullanabilirsiniz. Bu tuzlar magnezyum, potasyum, kalsiyum klorit, bromit, demir, manganez ve sülfür bakımından çok zengindirler. Cilt problemlerini çözme ve vücutta birikmiş toksinleri atma gibi sayısız yararları vardır.

Deniz tuzu ile hem yüzünüzü hem de vücudunuzu fırçalayabilirsiniz. Fırçadan sonra mat görüntü cildinizi terk edecek; sıkı bir yapı, ipeksi bir pürüzsüzlük hissedeceksiniz. Bu fırçalamada amaç sadece ölü deri hücrelerini üst cilt tabakasından kaldırmak değil, aynı zamanda cildi beslemek, nemlendirmek ve yatıştırmak gibi çok önemli yararlar söz konusu. İnsanlar büyük paralar vererek, bu yüzden SPA salonlarına gidiyorlar.

Uzak denizlerin içindeki güzellik sırlarını keşfederek farklı bir ten elde edebilirsiniz. Tuzun katıldığı özel maskelerle vücudu fırçalayınca, müthiş bir rahatlık hissedeceksiniz. Uzun bir günün ardından dinlenmek için bir yol mu arıyorsunuz? Banyo suyunuza bir avuç deniz tuzunu atın. Yanına lavanta ve kuru gül yaprakları da ekleyin. Tuzun teni canlandırıcı, arındırıcı gücünü bu suda 20 dakika kaldıktan sonra göreceksiniz.

Mükemmel ve doğal bir cilt losyonu

Yüz ve beden için kaya tuzu karışımlı özel bulamaçları da unutmamak gerekir. Örneğin yüzünüz için yarım çorba kaşığı kaya tuzunun içine, bir çorba kaşığı bal karıştırırsanız mükemmel bir cilt canlandırıcı malzemeye sahip olmuş olursunuz. Veya bal yerine yarım çorba kaşığı gül yağı ekleyip, yüzünüzde daha farklı bir etki oluşturabilirsiniz. Bu karışımda önce tuzun en küçük parçalara kadar erimesini beklemelisiniz. Tuzlar peeling yapacak kadar küçük iriliğe ulaştıktan sonra, malzemeyi yüzünüze krem gibi uygulayın. Sonra orta sertlikte bir yüz fırçası ile fırçalayın. (Göz çevrenize sürmeyin) Bu işlemi dairesel şekillerle gerçekleştirin. Tuz-bal ikilisini vücudunuza uyguladığınızda ise yine aynı şekilde fırçalayın bedenininizi. Ama beden için tuz miktarı bir dolu çorba kaşığı, bal ise üç kaşık olmalı. En sonunda önce sıcak, sonra ılık su ile duş alın.

Zeytinyağlı deniz tuzu karışımı

1 çorba kaşığı deniz tuzu ve 3 çorba kaşığı zeytinyağını karıştırın. Hazırladığınız karışımı, dairesel hareketlerle vücudunuza sürün. Topuklar, dirsek, diz gibi bölgelere daha fazla masaj yapın. 10-15 dakika bekleyin. Sonra ılık duş alın. Sabunla duş almak için 1 saat bekleyin. Bu işlem minerallerle besliyor. Gözenekleri tıkayan ölü deri temizleniyor, cilt yumuşak ve pırıl pırıl oluyor.

Deniz tuzu güçlü anti-aging etkisinin yanı sıra kan dolaşımını da hızlandırır, dokuların elastikiyetini sağlar ve lenf sistemini harekete geçirir. Müthiş bir ferahlık ve rahatlama duygusu verir. Birer sağlık ve güzellik deposu olan bu karışımları 15 günde bir veya ayda bir uygulayabilirsiniz. Yalnız gerçek ölü deniz veya kaya tuzu olmasına dikkat edin.

Devamı...
Beslenme ve diyet uzmanı Taylan Kümeli kabızlık problemi olanlar için bitkisel çay tarifi verdi:

Malzemeler:
1- 3 adet kayısı
2- 1 adet limon,
3- 1 avuç içi maydanoz
4- 1 avuç içi kiraz sapı,
5- 3 poşet yeşil çay,

Hazırlanışı:
Malzemeleri 5 bardak su ile beraber kaynatın. Hazırladığınız çayı günboyu içebilirsiniz.
Devamı...